Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
uzun atlama
Anlamı:

1. isim , isim , spor , spor , isim , isim , spor , spor , Vücudun, bacakların sıçrama gücü ile yerden kesilerek alabildiğine uzağa konması

2. Bu yolla en uzağa atlamaya dayalı atletizm dalı


uzun bacaklılar
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Sulak yerlerde yaşayan, uzun bacaklı kuşlar takımı


uzun boylu
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Boyu uzun olan

2. zarf , zarf , mecaz , mecaz , zarf , zarf , mecaz , mecaz , Uzun süre

Örnek:

1. Karakolda uzun boylu sıkıştırdılar.

1. Karakolda uzun boylu sıkıştırdılar.

3. zarf , zarf , mecaz , mecaz , zarf , zarf , mecaz , mecaz , Derinlemesine, ayrıntılarıyla

Örnek:

1. Demek ki o kadar uzun boylu düşünmeye lüzum yoktu.

1. Demek ki o kadar uzun boylu düşünmeye lüzum yoktu.


uzun boyluluk
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Uzun boylu olma durumu


uzun çizgi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Karşılıklı konuşmada, konuşanın değiştiğini göstermek için kullanılan noktalama işaretinin adı, konuşma çizgisi, tire (II) ( - )


uzun dalga
Anlamı:

1. isim , isim , fizik , fizik , isim , isim , fizik , fizik , Dalga boyu 1000-2000 metre arasında değişen radyo dalgası


uzun diş
Anlamı:

1. isim , isim , teknik , teknik , isim , isim , teknik , teknik , Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan ve bir ek bileziğiyle bir ters somunu alacak uzunlukta açılmış vida


uzun dişli
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Tamahkâr, açgözlü, hırslı

Örnek:

1. İhtirasları olanaklardan yüksek, uzun dişli bir kesim var ki din iman tanımaz.

1. İhtirasları olanaklardan yüksek, uzun dişli bir kesim var ki din iman tanımaz.


uzun etek
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Etek boyu dizin altında olan giysi, maksi

2. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Şapşal, sallapati


uzun etmek
Anlamı:

1. tartışmayı sürdürmek

Örnek:

1. Pek canım istiyor, uzun etme!

1. Pek canım istiyor, uzun etme!

2. aşırı gitmek


uzun far
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Uzun mesafeyi aydınlatma gücüne sahip otomobil farı


uzun hava
Anlamı:

1. isim , isim , müzik , müzik , isim , isim , müzik , müzik , Türk halk müziğinde, belirli bir karakteri olmayan, bölgesel ögelerin etkisi altında gelişerek özellik kazanmış, yanık bir biçimde okunan türkü


uzun hayvan
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yılan


uzun hece
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , İçinde uzun ünlü bulunan hece: Âdet, kâtip gibi


uzun hikâye
Anlamı:

1. isim , isim , edebiyat , edebiyat , isim , isim , edebiyat , edebiyat , Ayrıntılı olayları ve kişi kadrosu geniş olan hikâye türü, uzun öykü

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Anlatması uzun sürecek olan, ayrıntıları çok konu

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Bir konu anlatılmak istenmediğinde geçiştirmek amacıyla söylenen bir söz


uzun kafalı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , anatomi , anatomi , sıfat , sıfat , anatomi , anatomi , Başı dar, kafatasının uzunluğu genişliğinden fazla olan (kimse), dolikosefal


uzun kulaklı
Anlamı:

1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Eşek


uzun kulaktan haber almak
Anlamı:

1. uzaktan uzağa haber almak


uzun lafın (veya sözün) kısası
Anlamı:

1. kısacası, özet olarak

Örnek:

1. Uzun lafın kısası, eleştirmeci okuyucuya faydalı, edebiyata faydalı bir yazıcıdır.

1. Uzun lafın kısası, eleştirmeci okuyucuya faydalı, edebiyata faydalı bir yazıcıdır.


uzun levrek
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Kemirici balıklar takımından, 50-100 santimetre boyunda, Avrupa tatlı sularında yaşayan etçil ve yırtıcı bir balık (Lucioperca sandra)


uzun ömürlü
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Yaşadığı, var olduğu süre çok uzun olan

Örnek:

1. Kimi topluluklar ise çeşitli adlar alarak daha uzun ömürlü olmuştur.

1. Kimi topluluklar ise çeşitli adlar alarak daha uzun ömürlü olmuştur.

2. Uzun süren


uzun ömürlülük
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Uzun ömürlü olma durumu


uzun oturmak
Anlamı:

1. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , uzanarak oturmak, yarı yatmış durumda oturmak

2. şaka yollu , şaka yollu , şaka yollu , şaka yollu , yatmak


uzun öykü
Anlamı:

1. isim , isim , edebiyat , edebiyat , isim , isim , edebiyat , edebiyat , Uzun hikâye


uzun sesli
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Uzun ünlü